İşleminiz gerçekleştirilirken lütfen bekleyiniz.

Please wait


Makale Detayları

[Türkçe .pdf]
ORTA ANADOLU’DA EOSEN MAGMATİKLERİNDEKİ HİDROTERMAL ALTERASYONUN MİNERALOJİSİ, PETROGRAFİSİ VE KÖKENİ, SİVAS-TÜRKİYE
Başlık: ORTA ANADOLU’DA EOSEN MAGMATİKLERİNDEKİ HİDROTERMAL ALTERASYONUN MİNERALOJİSİ, PETROGRAFİSİ VE KÖKENİ, SİVAS-TÜRKİYE
Yazarlar: Zeynel BAŞIBÜYÜK, Hüseyin YALÇIN
Anahtar Kelimeler: Bozuşma türleri ve zonları, plütonik, volkanik, XRD, SEM,
Özet:

Sivas-Türkiye kuzeydoğusundaki Eosen Magmatiklerinde piropilitik, fillik/serizitik ve arjilik olarak üç farklı tür hidrotermal bozuşma meydana gelmiştir. Eosen magmatikleri piroklastik ürünler sunan Akıncılar formasyonuyla başlamakta, Karataş volkanitlerine ait lav akıntıları ile devam etmekte ve sığ derinliklerde ise sıcak-sıcak dokanak ilişkisi ile Kösedağ siyenitinin sokulum yapması ile sona ermektedir. Orta-Üst Eosen yaşlı bu magmatikler alkali karaktere sahip, büyük ölçüde üst kıtasal kabuksal kirlenmeye uğramış üst manto malzemesinin fraksiyonel kristalleşmesi ile oluşmuş, çarpışma ile eş zamanlı veya çarpışma sonrası levha içi magmatizmayı temsil etmektedir. Hidrotermal bozuşma Karataş volkanitleri ile Kösedağ siyenitinin her ikisini de etkilemiştir. Kil oluşumları, plütonik-volkanik dokanağına paralel volkanikler içerisindeki çember şeklindeki açılma çatlakları ile KD-GB doğrultulu uzanan ve plütonik ve volkaniklerin her ikisini de kesen iki ana zonda yoğunlaşmaktadır. Piropilitik bozuşma plütonik ve volkaniklerin dokanağında birkaç metrelik bir zonda; fillik/serizitik ve arjilik hidrotermal bozuşmuş seviyeler genellikle birkaç km2’lik (en fazla 30 km2) zonlar halinde gözlenmektedir. Arjilik bozuşma zonundaki kaolinit yatakları; keskin sınırlarla ayrılmamakla birlikte, demir oksitli, alunitli ve diğer kil minerallerince (çoğunlukla I-S) zengin seviyeler içermekte olup, üst kesimleri silis bir şapka tarafından örtülmüştür. Bozuşmanın yaşı alunit mineralinden itibaren K/Ar radyometrik yaş tayini ile 38.0 ± 0.9 milyon yıl olarak bulunmuştur. Yüzey ve/veya yüzeye yakın koşullarda oluşan hipojen ve süperjen hidrotermal bozuşma ürünlerini; neoformasyon ve/veya degradasyon mekanizması ile doğrudan veya çoğunlukla feldispatlardan itibaren gelişen birincil ve ikincil mineraller temsil etmektedir. Hipojen mineraller erken (kaolinit, pirofillit, illit, I-S (illit- smektit), smektit, kuvars ve opal-CT) ve geç evre (barit, cevher mineralleri, alunit, goyazit, jarosit, klorit ve C-S) olmak üzere iki aşamada oluşmuştur. Turmalin ve epidot metasomatik; karbonatlar (kalsit, dolomit, azurit ve malahit) ise süperjen mineraller olarak değerlendirilmiştir. En yaygın mineral parajenezleri arjilik bozuşma zonunda kaolinit + kuvars + götit + goyazit veya alunit ile kaolinit + kuvars + jarosit + feldispat ± götit ve/veya goyazitten, serizitik bozuşma zonunda I-S + kuvars + jarosit ± götit ± feldispat ve I-S + kuvars + feldispat minerallerinden oluşmaktadır. Kaolinit (T) çoğunlukla psöydohekzagonal yapraklar, I-S (arjilik bozuşma kökenliler R1, R3; serizitik bozuşma kökenliler 1Md, 2M1, 1M ve R3) birbirine paralel demetler oluşturan lif-iğne biçimindedirler.

DOI: 10.19076/mta.461272

Details

[English .pdf]
MINEROLOGY, PETROGRAPHY AND ORIGIN OF HYDROTHERMAL ALTERATION IN EOCENE MAGMATITES IN CENTRAL ANATOLIA (SİVAS-TURKEY)
Title: MINEROLOGY, PETROGRAPHY AND ORIGIN OF HYDROTHERMAL ALTERATION IN EOCENE MAGMATITES IN CENTRAL ANATOLIA (SİVAS-TURKEY)
Authors: Zeynel BAŞIBÜYÜK, Hüseyin YALÇIN
Keywords: Types and zones of alteration, plutonic, volcanic, XRD, SEM,
Abstract:

Sivas-Turkey which include phyllic / sericitic and argillic. Eocene magmatics begin with the Akıncılar formation, which presents pyroclastic products, continue with the lava flows of Karataş volcanics, and the intrusion of the Kösedağ syenite which with the hot-hot contact relationship ends up in the shallow depths. These magmatics with alkaline character of Middle-Upper Eocene age are formed by the fractional crystallization of the upper mantle material exposing to upper continental crust contamination and represent a syn- or post- collisional within-plate magmatism.

Hydrothermal alteration affected both Karataş volcanics and Kösedağ syenite. The clay formations are concentrated in two major zones; extending in NE-SW direction and intersecting both plutonic and volcanic rocks with circular opening cracks within the volcanics parallel to the plutonic-volcanic contact. The propylitic alteration is a zonation of several meters in contact with the plutonic and volcanic rocks; while the phyllic/sericitic and argillic hydrothermal alterations are usually observed in zones of several km2 (up to 30 km2). Kaolinite deposits in argillic alteration zone with no sharp boundaries are rich in iron oxide, alunite and other clay minerals (mostly I-S), and their upper parts are covered by a silica hat. The age of the alteration from the alunite minerals was found to be 38.0 ± 0.9 million years with K/Ar radiometric dating. Hypogene and supergene hydrothermal alteration products occurring on surface and/or near surface conditions represent the primary and secondary minerals that develop directly and mostly from feldspars with the mechanisms of neoformation and/or degradation. The hypogene minerals are formed in two stages of early (kaolinite, pyrophyllite, illite, I-S (illite-smectite), smectite, quartz and opal-CT) and late (barite, ore minerals, alunite, goyazite, jarosite, chlorite and C-S). Tourmaline, epidote and carbonates (calcite, dolomite, azurite and malachite) are considered as metasomatic and supergeneous minerals, respectively.

The most common mineral paragenesis are kaolinite + quartz + goethite + goyazite or alunite, kaolinite + quartz + jarosite + feldspar ± goethite and/or goyazite in the argillic alteration zone, I-S + quartz + jarosite ± goethite ± feldspar as well as I-S + quartz + feldspar minerals in the sericitic alteration zone. Kaolinite (T) is mostly in the form of pseudohexagonal platies, I-S (R1, R3 as argillic alteration origins, 1Md, 2M1, 1M and R3 as sericitic alteration origins) forming fiber-acicular bundles parallel to each other.

DOI: 10.19111/bulletinofmre.461255



 
MTA Bilgi İşlem Koordinatörlüğü - 2013/2018