İşleminiz gerçekleştirilirken lütfen bekleyiniz.

Please wait


Makale Detayları

[Türkçe .pdf]
GÜNEYDOĞU ANADOLU HAVZASINDA PETROL İLE İYOT İLİŞKİSİ
Başlık: GÜNEYDOĞU ANADOLU HAVZASINDA PETROL İLE İYOT İLİŞKİSİ
Yazarlar: Adil ÖZDEMİR
Anahtar Kelimeler: Güneydoğu Anadolu havzası, iyot, petrol hidrojeolojisi, petrol arama, petrol sahası suları, formasyon suları,
Özet:

Bu çalışma, Türkiye petrol üretiminin tamamına yakınının (% 95’inden fazlasının) yapıldığı Güneydoğu Anadolu havzası petrol sahalarındaki formasyon sularındaki iyot miktarlarının belirlenmesi ve iyotun hidrokarbon birikimleri ile olan ilişkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, Güneydoğu Anadolu havzasında Türkiye Petrolleri (TPAO) tarafından petrol ve doğalgaz üretimi yapılan farklı jeolojik yapılara sahip 49 sahadaki 234 adet üretim kuyusundan formasyon suyu ve Elbeyli (Adıyaman) sahasında açılmakta olan EBY-17 kuyusu sondaj çamurundan numuneler alınmış ve iyot analizleri yapılmıştır. Güneydoğu Anadolu havzasında, havzadaki sahalar hem yaşlı hem de bazı sahalarda ikincil üretim yöntemleri kullanılıyor olmasına karşın, petrol ve doğalgaz yatakları ile iyotun yüksek ilişkisi kanıtlanmıştır. Dünyanın diğer petrol ve doğalgaz sahalarında olduğu gibi, Güneydoğu Anadolu havzasındaki petrol ve/veya doğalgaz rezervuar sularının tamamı tuzlu değildir, ancak tamamı iyotça zengindir. Bu nedenle, iyotça zengin sular Güneydoğu Anadolu havzasında petrol ve doğalgaz üretimi yapılabilir (olgunlaşmış hidrokarbon içeren) rezervuarlar içinde doğrudan bir belirteçtir. Çalışma ayrıca, iyot jeolojisi ve hidrojeolojisi verilerinin havza veya saha ölçeğinde petrol ve doğalgaz arama projelerinin başarısını nasıl etkileyeceği konusunda da önemli bir fikir vermektedir. Petrol ve doğalgaz sektöründe aramalar, sismik ölçüm verileri ile yapı (kapan) ve organik jeokimyasal verilerle kaynak kaya hedefli olarak yürütülmektedir. Uygulanan bu yöntemlerden elde edilen verilerle, ticari yatak keşfi başarı oranı % 10-20 düzeyindedir. Numune alma işlemi oldukça basit, laboratuvar analizleri de çok kısa sürede sonuçlandırılan, maliyeti düşük, güvenilir ve tutarlı sonuçları olan rezervuar hedefli iyot jeolojisi ve hidrojeolojisi verilerinin, diğer jeolojik ve jeofizik yöntemler ile birlikte kullanılması durumunda, hidrokarbon arama riskini en aza indirmek ve ticari üretim yapılabilir yeni yatakların keşfedilebilmesi için pratik ve etkili bir araç olarak kullanılabileceği kanaatine ulaşılmıştır. Sonuçlarının kontrol edilebilir ve kolay tekrarlanabilir olması nedeniyle, arama risk ve maliyetlerini büyük ölçüde azaltacağı düşünülmektedir. Ayrıca, üretim aşamasındaki sahalarda açılmış kuyularda yapılacak iyot analizlerinin (kimyasal ve izotopik) yeni kuyu yerlerinin seçiminde dolayısıyla sahanın gelişim yönünün belirlenmesine de önemli katkılar sağlayacağı öngörülebilmektedir.

DOI: 10.19111/bulletinofmre.501519

Details

[English .pdf]
Relationship Between Petroleum and Iodine in Southeastern Anatolia Basin
Title: Relationship Between Petroleum and Iodine in Southeastern Anatolia Basin
Authors: Adil ÖZDEMİR
Keywords: Southeastern Anatolia basin, iodine, petroleum hydrogeology, oil and gas exploration, oilfield waters,
Abstract:

This study has been carried out in order to detect iodine amounts in formation waters in the Southeastern Anatolia basin oilfields where have been extracted almost all of the Turkish oil production (more than 95%) is made and investigate the relationship of iodine with hydrocarbon accumulations. In this study, the formation waters were getting from 234 production wells in 49 oilfields, which have different geological structures where oil and gas production are performed by the Turkish Petroleum Company (TPAO) in the Southeastern Anatolia basin, were taken. Also the drilling mud samples from EBY-17 oilwell in the Elbeyli (Adıyaman) field were collected and their iodine analyses were carried out. Although the fields in the Southeastern Anatolia basin are old and secondary production methods used in some fields the secondary production methods are used, the high relationship between the oil and gas deposits and iodine were proved. As well as in other oil and gasfields in the world, not all reservoir waters in the Southeastern Anatolia basin are saline, however all of them are rich in iodine. Therefore, the iodine-rich waters are a direct indicator within oil and gas producible reservoirs (containing mature hydrocarbon). This study also gives an idea about how iodine geology and hydrogeology data will affect the success of oil and gas exploration projects in basin or field scale. The explorations in the oil and gas industry are carried out as structure (trap) with seismic measurements data and source rock targeted with organic geochemical data. The success ratio of commercial oil discovery is 10-20% with the data obtained through these methods. Reservoir-targeted iodine geology and hydrogeology data have low cost, reliable and consistent results of which their sampling process quite simple and the laboratory analyses can be resulted at a very short time. In case when these data are utilized with other geological and geophysical methods, it is considered that these data can be used as a practical and effective tool to reduce the hydrocarbon exploration risk to a minimum and to explore new deposits suitable for commercial production. It is also thought that these data will reduce the exploratory risk and costs as their results can be controlled and easily repeated. It is also foreseen that iodine analyses (chemical and isotopic) that will be carried out in drilled wells in oilfields at the production stage will provide significant contributions in selecting new well locations and accordingly determining the direction of field development. 

 



 
MTA Bilgi İşlem Koordinatörlüğü - 2013/2019